|
18 Mayıs 2012 Cuma
Markert: Kantarcıoğlu Davadan ÇekilmeliVenedik Komisyonu Genel Sekreteri, Alman Hukukçu Thomas Markert, "Türkiye'deki yargı, maalesef evrensel olarak kabul edilen siyasallaşmamış ve partizan hale gelmemiş bir yargı görüntüsü vermiyor" dedi.
Türkiye'de her gün yargı ile ilgili düzenlemeler tartışılıyor. Son zamanların en çok tartışılan konusu Türk yargısı. Anayasa değişiklikleri ile birlikte "yargısal gerilim" de ülkenin tansiyonunu yükseltiyor. Hemen herkes Anayasa Mahkemesinin vereceği kararı dört gözle bekliyor Yargı ile ilgili bir düzenleme yapılacağı zaman artık en önemli kriterlerden birisi de Avrupa Konseyinin Venedik Komisyonunun görüşleri ve ilkeleri oldu.
Venedik Komisyonu Genel Sekreteri, Alman Hukukçu Thomas Markert'le, parlamentoda kabul edilen ve şu anda Anayasa Mahkemesi'nin önünde olan anayasa değişikliği paketinde yer alan düzenlemeleri konuştuk. Markert'ın tarafsız bir hukukçu olarak yaptığı değerlendirmeler bir kez daha gösterdi ki, Türkiye'de yargı ile ilgili düzenlemeler hukuksal açıdan değil, salt ideolojik perspektiften değerlendiriliyor... Venedik Komisyonu, Türkiye'de tartışılan Anayasa değişikliklerine nasıl bakıyor? Türk Hükümeti, Venedik Komisyonu'na bu değişiklikler konusunda görüş bildirmesi için resmen başvuruda bulunmadı. Bu nedenle, detaylı olarak inceleme durumumuz söz konusu olmadı. Fakat, 2 hafta önce Adalet Bakanlığı yetkilileri Strasbourg'a gelerek paketi bize verdiler. Dolayısıyla değişiklikler hakkında, iyice bilgilendirilmiş olduk. Pakete baktığımızda, Venedik Komisyonu'nun benzer konularda diğer ülkelerle almış olduğu pozisyonlara çok uygun olduğunu gördük. Genel olarak, Venedik Komisyonu'nun yapılmasını tavsiye edeceği konularla uyum içerisinde. Bazı detaylar konusunda farklılıklar olabilir, fakat paketin genel havası olumlu. Bizim açımızdan tek üzüntü duyduğumuz konu, siyasi partilerin kapatılmasıyla ilgili değişikliğin parlamento sürecinde paketten düşmüş olması. HEP DEVREDE OLACAĞIZ Adalet Bakanlığı yetkilileri ile ne görüştünüz? Adalet Bakanlığı yetkilileri yapmış oldukları resmi ziyarette, detaylı bir şekilde paketi görüştük. Değişiklikler konusunda Venedik Komisyonu'ndan resmen bir görüş istenmesinin bu aşamada çok gecikmiş olacağı kanaatine vardık. Venedik Komisyonu, bu değişikliklerin uygulanması safhasında Türk yetkililerle beraber çalışacak. Bu nasıl olacak? Anayasa değişikliği geçtikten sonra, uyum açısından bir çok yasanın çıkması gerekecek. Bunlardan önemli olanları konusunda biz yardımcı olacağız. Bana göre, en zor olanı Anayasa Mahkemesi'nin yapısı ve işleyişi ile ilgili çıkacak yasa. Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkının nasıl olacağını formüle etmek kolay olmayacak. Bir sürü yasa çıkması gerekecek paket çıktıktan sonra. Uyum yasalarında devreye girecek misiniz? Hayır, sadece önemli olanlar konusunda deneyimlerimizi paylaşacağız Adalet Bakanlığı'nın yetkileri ile yaptığınız görüşmede ortaya nasıl bir yol haritası çıktı? Türkiye'den gdmiş resmi bir talep yok, fakat yaz sonrasında beraber neler yapabiliriz diye istişarelerde bulunduk. Teklif edilecek yasalar konusunda görüşlerimizi kendilerine göndereceğiz. YARGI VE PARTİZANLIK Yasa tasarılarını size gönderip göniş mü soracaklar? Taslak haline gelmeden bile müzakerelerde bulunmamız münkün. Sıkıntılı konuları tespit edebiliriz Türk yargısının ana sorunları size göre nelerdir? Türkiye'deki yargı, maalesef evrensel olarak kabul edilen siyasal-laşmamış ve partizan hale gelmemiş bir yargı gönmtüsü vermiyor. Mahkemelerin siyasi gündemleri-niıv ideolojilerinin olduğu konusunda şüpheler var. Bundan dolayı halkın Türkiye'de yargıya güveni yok. Belki bu reform süreci güvenin sağlanmasına yardımcı olur. EN ÖNEMLİSİ HSYK HSYK'da öngörülen yeni yapılanmayı nasıl buluyorsunuz? Bana göre yüksek yargıdaki en önemli değişiklik HSYK'nın yalnızca kıdemli yargıçları temsil etmekten uzak bir yapıda oluşturulması. Yeni değişikliklerle beraber HSYK tüm yargıyı temsil eder hale gelecek. Bütün yargıçların HSYK'da temsil edilecek olması son derece olumlu bir gelişme. Bu değişikliklerin pratikte nasıl olacağıyla ilgili detayları bilmiyoruz ama bunlar daha çok teknik konular. HSYK kararlarına temyiz yolunun açılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu son derece olumlu. HSYK'nın bazı kararlarının mahkemelerde temyiz edilmesi gereklidir. Bütün kârarlarm temyiz edilmesine gerek yok, ancak bir hâkimin görevden alınması veya disipline sevkedilmesi mutkkâ mahkemeler tarafından denetime tâbi tutulmalı. ŞİDDETİ DESTEKLEYEN PARTİNİN KAPATILMASI MEŞRUDUR Siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin düzenleme paketten düştü. Siyasi partilerin kapatılması son derece istisnai bir durum olmalı. Bazı durumlarda kapatılması izah edilebilir, özellikle terörle ilişkili olduğu durumlarda.Eğer bir parti şiddeti destekliyorsa, onun kapatılması meşru olabilir. Hukuki açıdan meşru olsa bile, siyasi açıdan bir partinin kapatılması doğru olmayabilir. Temel olarak Türkiye açısından bunun 2 yönü var. Siyasi partilerin kapatılmasınınesas anlamıyla izah edilebilir olması gerekiyor. İkincisi ise usul açısından. Tek bir kamu yetkilisinin bir siyasi partinin yasaklanmasını, kapatılmasını talep etmesi doğru değil. Siyaset kurumunun, örneğin parlamentonun bununla hemfikir olması gerekiyor. BiR HAKiMiN ÖNYARGILIYMIŞ GÖRÜNTÜSÜ VARSA ÇEKiLMELi Anayasa Mahkemesi üyesi Fulya Kantarcıoğlu’nun Adalet eski Bakanı Seyfi Oktay ile yaptığı konuşmaları değerlendiren Markert, AİHM’in bu konuda daha önce aldığı kararı hatırlattı... Anayasa Mahkemesi üyesinin eski bir bakanla yaptığı görüşmede, görüşecekleri davaya ilişkin değerlendirmelerde bulunması ihsas-ı rey olmuyor mu? Bu konuda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin vermiş olduğu bir karar var. Bir hakim önyargılı olmayabilir, fakat önyargılıymış gibi bir görüntüsü varsa dahi o davadan çekilmesi gerekir. ASKERİ MAHKEMELERİN YETKİSİ SINIRLI OLMALI Askerlerin, mesela darbe teşebbüsünde bulunanların sivil mahkemede yargılanmalarına ilişkin düzenleme de pakette yer alıyor. Askeri mahkemelerin yetki sahası son derece sınırlı olmalı. Askeri mahkemeler, askeri personelin disiplin suçları gibi yalnızca askeri ilgilendiren konulara bakmalı. Genel suç özelliği gösteren davalara sivil mahkemeler bakmalı. ZİHNİYET DEĞİŞİMİ ZAMAN ALACAK Kanunlar değişiyor, ama bunu uygulayacak olanlar hakimlerin, savcıların, yüksek yargı mensuplarının alışkanlıkları var. Sizce zihniyet değişimi nasıl gerçekleşebilir? Zihniyetin değişmesi her zaman için zor olmuştur. Ancak, yeni insanların değişiklikleri desteklemesi ile zihniyet değişikliğinin oluşmaya başladığını görebiliriz. Benim düşünceme göre insanlar belli yaştan sonra değişmek istemiyorlar ve zihniyet değişiminin zaman alması da normal bir şey. Belki parlamento bu konuda süreci hızlandırabilir. Neticede parlamento yasa yapıcı ve yargıçlar da bu yasaların uygulayıcılarıdır. Ayrıca yeni nesil yargıçların adalet sisteminde sayısının artırılması lazım. ESASTAN İNCELEME DURUMU YOK Anayasa Mahkemesi'nin kendisi hakkında düzenleme getiren değişiklikleri incelerken tarafsız olması beklenebilir mi? Mahkemenin anayasal değişiklikleri şekil bakımından inceleme hakkı var, bu yapılacak, mahkemenin bunu yapmaktan kaçınma lüksü yok. Ancak, bunu yaparken sadece usulde kalması gerekiyor. İçerik açısından incelemeye alırsa, bu durum Venedik Komisyonu'nun görüşleri açısından nasıl değerlendirilir? Mahkemenin esas bakımından incelemesini gerektirecek bir durum görmek mümkün değil. Anayasanın değişmez kabul edilen ilk 3 maddesi ile bu reformlar uyumlu. İlk 3 madde kuvvetler ayrılığı prensibi üzerinde duruyor. Kuvvetler ayrılığının değişik şekillerde uygulamalarını Avrupa'da görmek mümkün ve anayasanın bu maddelerini kullanarak "hiçbir şeyi değiştiremezsin" demek doğru değil. Komisyon parlamentoyla yargı sistemi arasında nasıl bir denge öngörüyor? Yargı kendini yasamanın üstünde konumlandırabilir mi? Yasamanın yeni yasalar kabul etmesi ve yargının da bunu yorumlaması gayet normal. Parlamentonun anayasa ve uluslararası yükümlülükler ile uyumlu olduğu müddetçe yasaları değiştirme hakkı var. Türkiye'de maddelerin paket halinde referanduma gitmesinin Venedik Komisyonu görüşlerine aykırı olduğu tezi gündeme getirildi. Böyle bir aykırılık var mı? Bana göre 26 maddelik değişikliği teker teker insanlara "evet" veya "hayır" demesi için teklif etmek doğru değil. Bunun ayrıca şöyle bir sıkıntısı da var: Birbiriyle bağlantılı olan maddeler konusunda seçmenlerin kafasını da karıştırabilir. Venedik Komisyonu açısından bu konuda 2 yaklaşım var. Birincisi bu değişikliklerin "kapsamlı bir değişiklik" olarak kabul edilerek paket halinde referanduma sunulması. Bir diğer yaklaşım ise birbiriyle ilgili maddelerin tek başlık halinde toplanarak referanduma götürülmesi. İPTAL EDERSE ÜZÜNTÜ VERİCİ OLUR Anayasa Mahkemesi, HSYK ve Anayasa Mahkemesi'nin yapısını düzenleyen maddelerin referanduma gidecek paketten çıkarılması yönünde karar verirse ne düşünürsünüz? Son derece üzüntü verici bir durum olur, fakat mahkemenin kararına saygı duymak gerekiyor. BİREYSEL BAŞVURU HAKKI DAVALARI AZALTACAK Yargıtay'ın sürmekte olan davayla ilgili hakimler hakkında tazminat cezası vermesini nasıl görüyorsunuz? Davanın detaylarını bilmeden tavır almak çok zor, fakat şu denebilir: Bu sık olmaması gereken bir durumdur. Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkı getirilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Eğer bu böyle olursa Strasbourg'daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne Türkiye'den daha az dava gelecektir. Bu Türkiye'nin de lehine bir durum olur. Davaların Türk mahkemelerinde çözümlenmesi daha önemli. Ancak, bunun uygulaması kolay olmayacak, çünkü Anayasa Mahkemesi'nin yükünü artıracak. Benzer durumları diğer ülkelerde de gördük, örneğin Almanya'da Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru tanınması ertesinde bazı değişikliklere gitmek zorunda kaldı. Hangi hakların bireysel başvuru kapsamında olacağı konusu da sıkıntı yaratabilir. Çünkü, Türk anayasasındaki hakların tanımlamasıyla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ndeki hakların tanımları farklı. Anayasa Mahkemesi'ne Meclis'in üye seçmesi mahkemeyi siyasalaştırır mı? Birçok Avrupa ülkesinde Anayasa Mahkemesi'ne üye seçilmesinde en büyük rol parlamentolara verilmiştir. Önemli olan parlamentodaki seçim usulünde yalnızca çoğunluğu elinde bulunduran partinin yargıçları seçmemesi, bütün partilerin dahil olabileceği bir mekanizma içinde gerçekleştirilmesidir. Türkiye'de yargıçların atanmasında cumhurbaşkanı parlamentodan daha güçlü yetkiye sahip. Yükleniyor...
İLGİLİ HABERLER
|
![]()
|