 Türkiyenin ABye üyeliğinde en önemli müzakere başlıklarından birini oluşturan tarım sektörünün hazırlanması konusunda, çalışmalar çok yönlü olarak devam ederken, üyeliğin tarım sektörüne getirisi tartışılıyor.
ODTÜ İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erol Çakmak ve Dr. Ozan Eruygurun, "AB Üyeliğinin Türk Tarımına Etkisi" konulu araştırmasında, Türkiyenin ABye üyeliğinin, tarımda "üretim açısından olumlu katkısı olmamasına karşın, tüketici refahı açısından oldukça yararlı olacağı" ifade edildi. Araştırmaya göre, ABye tam üyelik tarımda üretim artışını düşürecek, tüketimi ise daha da artıracak. Başta hayvancılık olmak üzere, buğday, mısır, yağlı tohum ithalatı artacak, fiyatlar ise ortalama yüzde 10,5 düşecek.
Avrupa Komisyonu tarafından 6. Çerçeve Programı "AB ve Akdeniz Ülkeleri Arasında Tarımsal Ticaretin Serbestleşmesinin Etkileri" projesi kapsamında desteklenen araştırmada, gümrük birliği ve tam üyelik halinde, ABden özellikle hayvansal ürün ithalatının artmasına karşın, Türk tarımının bitkisel üretim gücünü koruduğu ortaya kondu. Hayvansal ürünlerdeki üretim açığı dikkate alınırsa, hayvansal ürün ithalatının kaçınılmaz olduğu vurgulanırken, AB ile ticaretin genel olarak tüketici fiyatlarında ortalama yüzde 10,5 indirime neden olacağına ifade edildi.
AB ve Türkiye tarımsal politikaları çizgisinin 2015 yılına kadar değişmeyeceği varsayımına dayanılarak yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, gümrük birliği ve üyelik tüketicinin oldukça yararına olacak. Buna karşın, üretici yararı, Ortak Tarım Politikası (OTP) ödemelerinin tam olarak yapılmasına bağlı bulunuyor.
Tarımsal ticaret liberalleşecek
Yürürlükte olan gümrük birliği anlaşması sadece sanayi ürünlerini ve buğday, şeker ve süt içeren işlenmiş tarım ürünlerini (çikolata, şekerleme, çocuk mamaları, bisküvi, pasta, makarna, dondurma gibi) kapsayıp, diğer tarım ürünlerini kapsam dışında tutarken, Türkiyenin AB üyeliğinin, "AB ile olan tarımsal ticaretin tam olarak liberalleşmesine neden olacağı" hatırlatıldı.
Araştırmada, "OTP ödemelerinin, AB üyeliğinin tarımsal üreticilerin refahı üzerindeki etkisi açısından önem taşıdığı" vurgulandı.
Fiyatlar yüzde 10.5 düşecek
Araştırmaya göre, toplam tüketim miktarı artarken, tüketim harcamaları gümrük birliği ve üyelik durumlarında, sırasıyla yüzde 4,4 ve 4,7 düşecek.
Bitkisel tüketim harcamaları gümrük birliği ve üyelik durumlarında, sırasıyla, yüzde 2,2 ve 2,8 olarak düşerken; hayvansal tüketim harcamaları her iki senaryoda da yüzde 7,5 düşecek. Sonuç olarak, bitkisel ve hayvansal tüketim açısından, AB ile olan gümrük birliğinin 2015 yılında tarımsal malları kapsayacak şekilde genişletilmesi veya Türkiyenin ABye üye olması durumlarında, daha yüksek bir tüketim düzeyi, daha düşük bir harcama ile elde edilecek. Diğer taraftan, Türkiyenin AB üyesi olmaması ve gümrük birliğini tarımsal malları kapsayacak şekilde genişletmemesi durumunda genel fiyat düzeyi yüzde 2 artacak. Bu durumlarda hayvansal ürünlerdeki fiyat artışı yüzde 14,3 olacak.
Tüketim ve ithalat hızla artacak
Araştırmada, toplam bitkisel ve hayvansal tüketim hacimlerinin, hem AB üyeliği hem de gümrük birliği durumunda, mevcut statüye göre çok daha hızlı artacağı, ancak tüketim harcamalarının düşeceği de bildirildi.
Araştırmada yer alan verilere göre, 2002-2004 ortalamasında 2 milyar 264 milyon dolar olan net tarım ürünleri ihracatı, mevcut statü devam ederse 2015te 3 milyar 564 milyon dolara çıkacak. Ancak gümrük birliği halinde net ihracat 77 milyon dolara inecek. Tam üyelik halinde ise Türkiye, 306 milyon dolar ile tarımda net ithalatçı olacak.
Bitkisel ürünler ihracatı, gümrük birliği veya tam üyelik olmazsa, 2015te 4 milyar dolara yaklaşacak. Ancak, gümrük birliği halinde bu rakam 2,8 milyar dolar, tam üyelik halinde 2,5 milyar dolarda kalacak.
2002-2004 dönemi ortalamasında 273 milyon dolar olan hayvansal ürün ithalatı, mevcut statünün devamında 346 milyon dolara çıkacak. Ancak gümrük birliği ve tam üyelik halinde yüzde 715,6 artış ile 2 milyar 818 milyon dolara ulaşacak. Yani Türkiye, hayvansal ürün tüketimindeki artışı karşılamak için 2,8 milyar dolarlık hayvansal ürün ithalatı yapmak durumunda kalacak.
Gümrük birliği ve tam üyelik olmazsa, Türkiyede daha az hayvansal ürün tüketimi devam edecek. Buna göre, Türkiyenin hayvancılık sektöründeki üretimi çok hızlı bir şekilde artırması gerekiyor.
Uyum çalışmaları devam ediyor
Tarımda, mevzuat uyumu yanında altyapının yeniden oluşturulması amacına yönelik çalışmalar yapılıyor. Özellikle mevzuat uyumu konusunda çok sayıda düzenleme yapılırken, altyapının hazırlanması konusunda da eşleştirme projeleri yapılıyor.
Balıkçılık, gıda ve hayvan sağlığı
Balıkçılık, gıda, hayvan sağlığı alanında mevzuat düzenlemelerinin büyük bölümü tamamlandı, ancak uygulamaya yönelik önlem alınması gerekiyor. Altyapının iyileştirilmesi için de kırsal kalkınma projeleri uygulanıyor ve kırsal yatırımlar destekleniyor. Tarımsal destek mekanizmaları ABye uygun hale getirilirken, ABye benzer tarımsal kurumlar oluşturuluyor. Bu amaçla, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının organizasyonu da yeniden yapılıyor.
Uzmanlar tarafından yapılan çalışmalarda, genellikle Türkiyenin bitkisel üretim açısından AB ile rekabet gücü yüksek görünürken, hayvansal üretimin rekabet gücünün zayıf olduğu ifade ediliyor.
Türkiyenin, bitkisel üretimde rekabet gücünü korumak için kalite ve standartları yükseltmesi gerektiği belirtilirken, hayvancılık sektöründe ise öncelikle hayvan hastalıkları sorununu çözmesi, verimi artırması gerekiyor.
|